PASİF DİRENİŞ & DEVRİM - CHE vs GANDHI

Gandhi, Che Guevara

Amerika Birleşik devletlerinde yaşayan Henry David Thoreau 1846 yılında, hükümetin Meksika savaşını bahane göstererek koyduğu kelle vergisini ödemeyi kabul etmediği için cezaevine girdi.  Thoreau yu tutuklamakla görevli yerel polis "Sam Staples" onu tutuklamaktan dolayı kendini rahatsız hissederek, durumu “Devlet memuru olduğu ve yasaları uygulamak zorunda olduğu” şeklinde açıklamaya çalışmış, Thoreau ise ona; "Olup bitenden hoşlanmıyorsan istifa et." demişti.

Olaydan sonraki ilk görüşmelerinde, kölelik karşıtı hareketin önde gelen isimlerinden "Ralp Wald Emerson", kendisine, neden içeriye girdiğini sorduğunda, yanıtı da oldukça anlamlıydı: "Sen ne diye girmedin?"
Thoreu sonraki yıllarda 'Resistance To Civil Goverment' konseptinde çeşitli konuşmalar yapmış ve konferanslar vermiş ve nihayetinde "Sivil İtaatsizlik" (Civil Disobedience, 1849) adlı yazısıyla “Sivil İtaatsizlik” tabirini siyasal ve sosyolojik terminolojiye sokmuştur.

Thoreu temel olarak bilge ve vicdanlı insanların yaşadığı bir toplumun, katı devlet kurallarına ihtiyaç duymayacağına, devletin insanlara sınırlı oranda müdahale etmesi gerektiğine ve eğer insanlar keyfi bir kanun, haksız bir kuralla karşı karşıya kalırsa, buna şiddet içermeyecek yöntemlerle direnmeleri gerektiğine inanıyordu. “En iyi hükümet, en az yöneten hükümettir.” Thoreu günümüze değin hümanist ve aktivist pek çok düşünüre ilham verecek cümlelere imza atmıştır. “Yaşanabilir bir dünyada olmadıktan sonra, güzel bir eve sahip olmak neye yarar?”







Kanun ve kuralları, ortak bir toplumsal uzlaşıyla değil, sınırlı bir grup veya tek bir yöneticinin beklentilerine göre oluşturan yöntem ve yönetimlere, binlerce yıldır,  dünyanın her yerinde rastlanıyor. Dünya genelinde, yakın bir zaman dilimine kadar neredeyse her ülke, monarşi, oligarşi, teokrasi gibi yöntemlerle yönetiliyordu, demokrasinin yaygınlaşması ancak son birkaç yüzyıldır mümkün olabildi. 


Demokratik toplumlarda dahi, özellikle ekonominin kırılganlaştığı, toplumsal sorunların yönetim organlarını zorladığı dönemlerde, hükümetlerin, sorunları baskı uygulayarak çözme yoluna gittiği, belli grupların kayrılması, hak ve fırsat eşitliğinin kaybolması, gelir ve vergi dengesinin bozulması gibi sonuçlara yol açacak uygulamalara gidildiği görülebiliyor. Tüm bu adaletsizliklere karşın, bireylerin, sandığa gidilen seçim dönemleri dışında, dayatılan kurallara katılmama, iş birliği yapmama, ceza ve yaptırımları göze alarak zorunlu uygulamaları yapmamak gibi pasif yöntemlerle direnmesi, sorunların belki yavaş ama kavga çıkmadan çözülebilmesi için denenmesi gereken yöntemlerdir. 



Pek çok din veya felsefi akımda, kötüye karşı iyi olmak, şiddeti şevkatle kucaklamak gibi tavsiyeler vardır fakat bu eylemsizlik halleri pasif direniş veya sivil itaatsizlik gibi kavramlardan farklıdır. Hristiyanların peygamberi, bir tokat yendiğinde diğer yanağın çevrilmesini söylemişti. Taoculuğun kurucusu Lao Tzu, wu-wei anlayışıyla eylemsizliğin yanlış bir eyleme yeğlenmesini öğütlüyordu. Fakat pasif direniş netice itibarı ile karşı tarafın mevcut kural ve uygulamalarını sonlandırmak maksadıyla, çatışmaya sebep olmayacak eylemleri içeren bir direniş biçimidir, dolayısıyla, ne diğer yanağı çevirmeyi, nede geride kalmayı öğütler.

Thoreu'nun Sivil İtaatsizlik makalesiyle, İngiltere’de hukuk öğrenimi gördüğü öğrencilik yıllarında tanışan Gandhi, ilerleyen yıllarda, barışçıl bir mücadele yöntemi olarak, sivil itaatsizlik ve pasif direniş olarak tanımlanacak pek çok eyleme imza atmıştır. Thoreu mevcut devletin kanun ve dayatmalarını eleştirmekteydi. Gandhi ise kendi vatanında, itaat etmek zorunda bırakıldığı, yabancı bir devletin kanunlarına karşı direnişe geçmişti.

Civil DisoЬedience

Gandhi öncelikle İngiliz yönetiminin mevcut siyasal otoritesini korumak için uyguladığı ırkçı ve ayrımcı kurallar ve beraberinde yine İngilterenin, Hindistan üzerinde ekonomik çıkarlarını güçlendirmek için koyduğu, tekelci kanunlarla mücadele etmiş ve tüm bunların ekseninde Hindistan bağımsızlık hareketinin fitillerini, barışçıl yöntemlerle ateşlemiştir.


Örneğin, tuz ticaretini tekelinde bulunduran ve bu alandaki kazancını maksimize etmek isteyen İngiliz yönetimi deniz suyundan tuz yapımını yasaklayınca Gandhi geleneksel yöntemlerle deniz suyundan tuz elde etti ve yasayı bilinçli ve simgesel bir eylemle çiğnedi ve sonucunda beklediği üzere tutuklanarak hapsedildi. Sonrasında binlerce kişi bu eylemi tekrarlayınca, İngiliz hükümeti tutuklama olaylarındaki astronomik artış sebebiyle asayiş personeli ve hapishane kapasitesi açısından yetersiz ve çaresiz kaldı. 


Gandhi hapishanede açlık grevi başlattı ve sağlık durumu hayati tehlikeye girecek derecede bozulunca, İngiliz hükümetince serbest bırakıldı, çünkü bu kanuna muhalefet neticesinde başlayan olaylar ve tepkilerden duyulan endişe, O dönemde bir kanaat önceri ve saygı gören bir lider konumuna gelen Gandhi'nin ölüm riskiyle daha ciddi boyutlara ulaşacaktı. 



Ancak Gandhi hapisten çıkar çıkmaz, deniz suyundan tuz elde ederek kanunu yine ihlal etti  ve tekrar tutuklandı. Tüm bu gelişmelerin sonucunda İngiliz hükümeti yasayı kaldırarak tuz üretimini serbest bırakmak zorunda kaldı. Gandhi buna benzer direniş aktiviteleri ile geçen 30 yıllık mücadelesindeki temel felsefesini, şu sözlerle ifade etmiştir. “Adaletsiz rejimi, adaletle yıkınız. Alkışlar önüne kansız elle çıkınız.”







Gandhi nin en azından gençlik yıllarında, Hinduların, Hindistan ve diğer İngiliz sömürgelerindeki hakları için daha milliyetçi ve daha az insancıl bir çizgide hareket ettiğini görüyoruz. Örneğin, 1906 yılında yine İngiliz sömürgesi olan  Güney Afrikada, ülkenin yerlisi ve gerçek sahibi olan halklarından biri olan Zulular, yüksek vergiler için isyan ettiklerinde, İngiliz ordusu askeri tedbirlere başvurdu ve olaylar kısa sürede savaşa dönüştü. 


Gandhi, Güney afrikada hatırı sayılır sayıda bulunan Hinduların, İngiliz ordusunda görev alabilmesi için, kendi kurduğu Natal Hint Kongresi ve Indian Opinion gazetesi aracılığı ile hem Hinduları askerlik için başvurmaya, hem de İngiliz sömürge hükümeti'ni Hinduların başvurularını kabule teşvik etti. Amacı,  Hinduların İngiliz ordusuna kabulüyle, İngilizlerin gözünde  saygınlığını ve statüsünü arttırmayı sağlamak, Sömürgeci İngilizlerden bir takım imtiyazlar kazanmak ve bir yandan Hinduların savaş eğitimi almasını sağlamaktı. 



Sonuçta İngilizler sadece sedye taşıyıcısı olmak kaydıyla Hinduları İngiliz ordusuna kabul etti.  Gandhi 1906 yılında Indian Opinion gazetesindeki bir köşe yazısında şöyle diyor “Eğer Hükûmet nasıl bir ihtiyat gücünün boşa gittiğini fark ederse bunu kullanmak isteyecek ve Hintleri gerçek savaş yöntemleri için tam bir eğitimden geçirecektir.” 

Gandhi nin yine bir başka yazısında “az gelişmiş kafirler olarak nitelediği Güney Afrika halkına karşı yürütülen bu savaşa, sadece kendi halkına imtiyazlar kazandırmak için destek vermesi, açıkca hümanizm adına bir tezattır ama neticede Gandhi için Güney Afrikadaki görev yılları, Hindistanın bağımsızlık mücadelesine giden yoldaki satır başlarından ibaretti ve görüyoruz ki ne o günlerde, ne de yıllar sonra, kimse Gandhi nin, yani bu aktivist, pasivist, barışçı adama yakıştırılan, ünvanları sorgulamadı.

pasif direniş, protesto

Che Guevara, mücadele biçimi, yöntemleri ve dünyayı değiştirme kaygısıyla Gandhi ve beraberinde pasif direniş anlayışına zıt bir adamdı. Tıp fakültesinde okuduğu üniversite yıllarında, doktorluk kariyerine veda etmek pahasına inandığı yola çıktı. Bir Arjantinli olarak, ülkesinden öte, diğer Latin Amerika ülkelerinde gözlemlediği haksızlıklar, insanlara dayatılan fakirlik ve eşitsizlik, onda sosyal adaletin kurulması için tek yöntemin devrim olduğu fikrini uyandırdı. 


Emperyalist veya diktatör olarak tanımladığı ülkelerin kurumlarında memurluk yapmadı, imtiyazlar almak için ordularına katılmadı. İlk olarak Guatemala’da başlayan sosyal devrim hareketine katkı sunmaya çalışan Che,  ardından Fidel Castro ve arkadaşlarıyla beraber 1959 da Küba devrimine katıldı. 1965 e kadar Küba hükümetinde sürdürdüğü görevler, fikir ve ideolojilerinin, müzakere ve barışçıl ilişkilerin kuvvetlendirilmesi ile yayılmasının, dünya genelinde kabul görmesinin ve özellikle baskı altındaki insanların kurtuluşu adına mevcut şartların değişiminin belkide mümkün olmadığını düşündü. 








Farklı bir ülkeye, karşıt bir kutba fikren nüfuz etmek gerçekten zordu, devrim sonrası siyasetçi kimliğiyle geçen 5 yılda, devrimin silahlı mücadele ile yayılabileceği fikri değişmemiş olmalı ki, siyasal mücadeleyi bırakıp 1965 yılında önce Kongo Demokratik Cumhuriyetine ve burada yaşanan başarısız sonuçlara rağmen, hemen ardından Bolivyaya giderek, bu bölgelerdeki sosyalist gruplarla beraber mevcut rejimlere karşı silahlı mücadeleye devam etti ve 1967 yılında hükümet güçlerince tutsak alındığı sırada, hayatı Bolivyada sona erdi. ( www.uztarih.com )


pasif direniş, protesto


Tüm dünya mitlerinde kahraman figürü, silahlar ve ordular eşliğinde betimlenmiştir. Geriye dönüp bakınca, çoğunlukla, bir beye, bir tirana, işgalci bir devlete, ya da karşıt siyasal fikir güttükleri bir egemen güce karşı mücadeleye başlayanlar, örgütlenmek ve sonrasında örgütün devamını mutlak kılmak için silahlara sarılmışlardır. 


Bir güce, bir ideolojiye, bir düzene başkaldırı kimi zaman uzlaşı zemini arayarak başlasa da, nadiren kavga etmeden sonuçlandırılabilmiştir. Çünkü gücü elinde tutanlar ve imtiyaz sahipleri, zayıf olanı taraf kabul etmek niyetinde değildirler ve onları bu niyete koşullandırılabilecek, silahla değil, barışcıl yöntemlerle mücadele ederek oluşan kahraman figürü tarihte çok az görülür.  



İnsan tabiatı, sağduyu ve akıl yönünden ne kadar zayıfsa, sorunlarını o ölçüde kaba kuvvetle çözmek taraftarıdır, imtiyazları kaybetmeme ve erki terketmeme isteği de eklendiğinde, bir coğrafyada, sosyal şartlar ve kültürel anlayışta uygun değilse, bir şeyleri değiştirmek, bu tip yönetimlerle fikir bazında diyalog kurarak çözüm geliştirmek, gerçekten uzun yıllar ve ciddi fedakarlıklar gerektirecektir. 



Gandhi, Nelson Mandela, Martin Luther gibi kanaat önderi ve liderlerin hayat hikayelerine bakıldığında, maruz kaldıkları şiddet, haksızlıklar ve esaret yılları azımsanmayacak ölçüde çoktur. Bu açıdan bakıldığında, Che’nin yöntemleri daha sabırsız, daha saldırgan, ve daha kanlıdır. 



Bir diğer açıdan bakıldığında ise Che, daha en başta, varlıklı bir aileden gelmenin güvencesine, mesleki kariyerini de ekleyerek yaşayacağı rutin, rahat ve güvenli bir hayatı tepmiş, sonrasında Küba'da edindiği bakanlık gibi bürokratik makamlara itibar etmeyerek yeniden yollara düşmüş, bir dünya vatandaşı gibi, farklı coğrafyalarda yaşayan, farklı etnik, kültürel ve dini altyapıya sahip insanlar için mücadele etmiştir. Şu cümlesi tüm hislerine ve mücadelesine tercümandır: "Tek amacım, gittikçe soğuyan bu dünyada üşüyen halkların ısınabileceği, paylaşılan ateşler yakmaktı."
( www.uztarih.com )



YORUMLAR

Feat:
Ad

ARKEOLOJİ,14,BİLİM,8,FELSEFE,6,PSİKOLOJİ,8,SANAT,10,SOSYOLOJİ,8,TARİH,10,
ltr
item
uztarih.com | Tarih kainatın vicdanıdır: PASİF DİRENİŞ & DEVRİM - CHE vs GANDHI
PASİF DİRENİŞ & DEVRİM - CHE vs GANDHI
Gandhi, Che Guevara, Henry David Thoreau, pasif direniş, sivil itaatsizlik, sosyalizm, Civil Disobedience, ilk sivil itaatsizlik eylemi, Lao Tzu, Taoculuk, wu-wei, gandhi afrika yılları, gandhi hindistana dönüş, gandhi eylemleri, gandhi sivil itaatsilik, hindistan direniş, indian opinion, natal hint kongresi, fidel castro, 1959 küba devrimi, che kongo, che bolivya, gittikçe soğuyan dünya, che sözleri, che eylemleri, che hayat hikayesi, che direniş, che fikirleri, Ralp Wald Emerson, aktivist eylem örnekleri
https://3.bp.blogspot.com/-OI_CRhsMlzw/V-vZt6ILF4I/AAAAAAAABJE/WMe5Ix5a65Aun-ULRr0QmUiScOSYhfWcACEw/s400/che_gandhi.jpg
https://3.bp.blogspot.com/-OI_CRhsMlzw/V-vZt6ILF4I/AAAAAAAABJE/WMe5Ix5a65Aun-ULRr0QmUiScOSYhfWcACEw/s72-c/che_gandhi.jpg
uztarih.com | Tarih kainatın vicdanıdır
https://www.uztarih.com/2016/09/pasif-direnis-ve-devrim-che-vs-gandhi.html
https://www.uztarih.com/
https://www.uztarih.com/
https://www.uztarih.com/2016/09/pasif-direnis-ve-devrim-che-vs-gandhi.html
true
5071587762045982549
UTF-8
Tüm Gönderileri Yükle Not found any posts HEPSİNİ GÖR Devamı Yanıtla Gönderiyi iptal et Sil Tarafından Ana Sayfa SAYFALAR GÖNDERİLER hepsini gör TAVSİYE EDİLEN ETİKET ARŞİV SİTE İÇİNDE ARA TÜM GÖNDERİLER Bu talebe uygun bir gönderi bulunamadı ANA SAYFAYA DÖN Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Paz Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Ock Şbt Mar Nis Mayıs Hzr Tem Agu Eyl Eki Kas Ara Şu anda 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 saat önce $$1$$ hours ago Dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago 5 haftadan daha eski Takipçiler Takip et ÖZEL İÇERİK Paylaşmak İçin Aç Hepsini Kopyala Hepsini Seç Hepsi kopyalandı Kopyalamak İçin [CTRL]+[C] (veya Mac için CMD+C)